• Home
  • |
  • IMO Bulletin

İMEAK DTO Temmuz 2026 IMO Bülteni

Sayın Üyemiz,

Uluslararası Denizcilik Örgütü (International Maritime Organization-IMO) tarafından yayımlanan güncel gelişmeler, haberler ve duyurular derlenerek bilgilendirme amacıyla aşağıda sunulmaktadır.

1. IMO’nun Tehlikeli ve Zararlı Yüklere İlişkin Anlaşması 2027 Yılında Yürürlüğe Girecek

Tehlikeli ve Zararlı Maddelerin Deniz Yoluyla Taşınmasından Kaynaklanan Zararın Tazmini ve Sorumluluğu Hakkında Uluslararası Sözleşme (HNS 2010), deniz yoluyla taşınan kimyasalların ve alternatif yakıtların artan miktarı karşısında, deniz taşımacılığının küresel sorumluluk ve tazminat sisteminde önemli bir dönüm noktası olarak 29 Kasım 2027 tarihinde yürürlüğe girecekti.

Sözleşmenin yürürlüğe girmesi için gerekli şartlar 29 Mayıs 2026 tarihinde sağlanmış, böylece 2010 HNS Sözleşmesi’nin 18 ay sonra yürürlüğe girmesinin yolu açılmıştı.

IMO Genel Sekreteri Arsenio DOMINGUEZ, HNS Sözleşmesi’nin yürürlüğe girmesi için gerekli şartların sağlanmasının, deniz taşımacılığına ilişkin sorumluluk ve tazminat rejimindeki önemli bir boşluğu kapatan bir dönüm noktası olduğunu ve tazminata adil ve zamanında erişimin sağlanacağını ifade etmişti.

2010 HNS Sözleşmesi kapsamında belirlenen; en az 12 taraf devlet bulunması, bu devletler arasında en az 2 milyon grostona sahip 4 devletin yer alması ve yıllık en az 40 milyon ton HNS katkı yüküne ilişkin IMO’ya teyit verilmesi şartlarının 2026 yılı itibarıyla sağlanmasıyla sözleşme yürürlüğe girmeye uygun hale gelmişti. Nisan 2026’da Belçika, Almanya, Hollanda ve İsveç’in katılımıyla taraf devlet sayısı 12’ye ulaşmış, bu devletlerden dokuzunun 2 milyon grostonun üzerinde gemi tonajına sahip olmasıyla gerekli şart sağlanmıştı. Ayrıca 2025 raporlama yılı verileri, katkı yükü toplamının 40 milyon tonu aştığını teyit etmişti.

2010 HNS Sözleşmesi, petrol kirliliği ve tehlikeli gemi enkazlarına ilişkin mevcut IMO sorumluluk ve tazminat sistemlerini tamamlamış; diğer tehlikeli ve zararlı maddelerden kaynaklanan zararlara da benzer bir koruma sağlamıştı. Sözleşme, deniz yoluyla taşınan kimyasallar, yağlar, asitler, gübreler, alkoller, LNG ve LPG dahil 2.000’den fazla tehlikeli maddeden kaynaklanan can kaybı, yaralanma, mal hasarı, ekonomik kayıplar ile temizlik maliyetleri ve çevresel zararları kapsamıştı.

Rejim kapsamında gemi sahipleri, meydana gelen zararlardan doğrudan sorumlu tutulmuş ve bu sorumluluğu karşılamak için devlet onaylı sigorta veya mali teminat bulundurmakla yükümlü kılınmıştı. Ayrıca, taraf devletlerde HNS yükü alıcılarının katkılarıyla finanse edilen HNS Fonu aracılığıyla ek tazminat imkânı sağlanmıştı. Bu kapsamda yaklaşık 65.000 geminin sigorta veya mali güvence sertifikası taşıması gerektiği öngörülmüştü.

Sözleşme kapsamında sağlanabilecek toplam tazminat miktarı, yaşanan olay başına Uluslararası Para Fonu’nun (International Monetary Fund-IMF) 250 milyon Özel Çekme Hakkı (Special Drawing Rights-SDR) ile sınırlandırılmıştı. HNS Fonu’nun devletler tarafından yönetileceği ve katkı paylarının ihtiyaç duyulan tazminat miktarına göre belirleneceği ifade edilmişti.

29 Mayıs 2026 tarihi itibarıyla HNS Sözleşmesi’ne taraf olan 12 devlet; Belçika, Kanada, Danimarka, Estonya, Fransa, Almanya, Hollanda, Norveç, Slovakya, Güney Afrika, İsveç ve Türkiye olmuştu. (Kaynak: IMO Web Sitesi)

2. IMO, Dünya Okyanuslar Günü Kapsamında Deniz Çevresinin Korunmasına Yönelik Uygulamaların Güçlendirilmesi Çağrısında Bulundu

Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO), 8 Haziran Dünya Okyanuslar Günü kapsamında yayımladığı mesajda, deniz taşımacılığının okyanus alanının başlıca kullanıcılarından biri olduğunu vurgulayarak, deniz çevresinin korunmasına yönelik uluslararası düzenlemelerin etkin şekilde uygulanmasının önemine dikkat çekti.

IMO tarafından yapılan açıklamada, deniz taşımacılığı sektörünün deniz çevresinin korunması, kirliliğin önlenmesi, biyolojik çeşitliliğin muhafaza edilmesi ve sürdürülebilir denizcilik uygulamalarının geliştirilmesi bakımından kritik bir sorumluluk taşıdığı ifade edildi. Bu kapsamda IMO, Üye Devletlere ve küresel denizcilik sektörüne, kabul edilen politikaların uygulamaya geçirilmesi ve mevcut düzenleyici çerçevenin sahada daha etkin şekilde hayata geçirilmesi yönünde çağrıda bulundu.

Açıklamada, IMO’nun deniz çevresinin korunmasına ilişkin sorumluluğunu ciddiyetle ele aldığı belirtilerek, deniz taşımacılığından kaynaklanan kirliliğin azaltılması, su altı yayılan gürültünün kontrol altına alınması ve istilacı sucul türlerin sınır ötesi taşınımı gibi güncel çevresel risklerin yönetilmesi amacıyla düzenleyici çerçevenin güçlendirildiği kaydedildi.

IMO’nun 2026-2027 dönemi Dünya Denizcilik Günü teması olan “Politikadan Uygulamaya: Denizcilikte Mükemmelliği Güçlendirmek” yaklaşımı doğrultusunda, uluslararası kuralların yalnızca kabul edilmesinin yeterli olmadığı, bu kuralların etkin uygulama mekanizmalarıyla desteklenmesi gerektiği vurgulandı.

Bu çerçevede, Gemilerden Kaynaklanan Kirliliğin Önlenmesine İlişkin Uluslararası Sözleşme (MARPOL), Balast Suyu Yönetimi Sözleşmesi, Gemilerde Zararlı Anti-Fouling Sistemlerinin Kontrolüne İlişkin Uluslararası Sözleşme, Hong Kong Gemi Geri Dönüşüm Sözleşmesi ile Londra Sözleşmesi ve Protokolü’nün, deniz çevresinin korunmasına yönelik başlıca uluslararası düzenlemeler arasında yer aldığı ifade edildi.

Açıklamada ayrıca, gemilerden kaynaklanan denizel plastik çöplerle mücadele kapsamında 2026 Stratejisi ve Eylem Planı’nın kabul edildiği ve 2030 yılına kadar gemilerden denize plastik atık deşarjının sıfırlanması hedefinin yeniden teyit edildiği belirtildi.

Deniz taşımacılığından kaynaklanan su altı yayılan gürültünün deniz ekosistemleri üzerindeki olumsuz etkilerinin azaltılması amacıyla IMO tarafından revize edilen kılavuzların deneme süresinin 2028 yılına kadar uzatıldığı bildirildi. Bu alanda gelecekte alınacak tedbirlere yön vermek üzere ilave çalışmalar yürütülmesinin planlandığı kaydedildi.

Gemilerde biyolojik kirlenmenin kontrolü ve yönetimi konusunda da ilerleme sağlandığı belirtilerek, istilacı sucul türlerin taşınımının en aza indirilmesi ve denizel biyolojik çeşitliliğin korunması amacıyla hukuken bağlayıcı müstakil bir uluslararası düzenleme geliştirilmesi yönünde mutabakat sağlandığı ifade edildi.

IMO açıklamasında, deniz taşımacılığından kaynaklanan sera gazı emisyonlarının azaltılmasına yönelik çalışmaların da deniz çevresinin korunması ve iklim değişikliğiyle mücadele hedefleri bakımından önem taşıdığı vurgulandı. Bu kapsamda, küresel deniz taşımacılığının sürdürülebilir, emniyetli, çevreye duyarlı ve düşük emisyonlu bir yapıya dönüştürülmesi amacıyla uluslararası düzeyde yürütülen çalışmaların devam ettiği bildirildi. (Kaynak: IMO Web Sitesi)

3. Cabo Verde’de Liman Dijitalleşmesinin Desteklenmesine Yönelik Çalışmalar Gerçekleştirildi

Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO), Cabo Verde’de liman işlemlerinin dijitalleştirilmesini desteklemek amacıyla Mindelo Limanı’nda Denizcilik Tek Pencere Sistemi’nin uygulanmasına yönelik bir ihtiyaç değerlendirme misyonu gerçekleştirdi.

8-12 Haziran tarihleri arasında yürütülen çalışma kapsamında, gemilerin limana varışı, limanda kalışı ve limandan ayrılışı süreçlerinde kullanılan bilgi akışlarının tek bir dijital platform üzerinden yürütülmesine imkân sağlayacak Denizcilik Tek Pencere Sistemi’nin gelecekteki uygulama süreci değerlendirildi.

Denizcilik Tek Pencere Sistemi; liman idareleri, denizcilik otoriteleri, gümrük birimleri, sınır kontrol makamları, liman sağlık hizmetleri, göç idareleri, gemi acenteleri, denizcilik hatları ve terminal işletmecileri arasında veri paylaşımını kolaylaştıran merkezi bir dijital platform olarak öne çıktı. Sistemin, gemi ve yük işlemlerine ilişkin liman prosedürlerinde idari yükü azaltması, işlem sürelerini kısaltması ve maliyet etkinliğini artırması hedeflendi.

IMO’nun Deniz Trafiğinin Kolaylaştırılması Sözleşmesi kapsamında Denizcilik Tek Pencere Sistemi, Ocak 2024 itibarıyla tüm IMO Üye Devletleri için zorunlu hale gelmişti. Bu doğrultuda yürütülen çalışma, Cabo Verde’nin uluslararası yükümlülükleriyle uyumlu dijital liman altyapısının güçlendirilmesi açısından önemli bir adım teşkil etti.

İhtiyaç değerlendirme misyonu, IMO danışmanları tarafından Cabo Verde Denizcilik ve Liman Enstitüsü, liman idaresi, ilgili bakanlıklar ve kamu kurumları ile yakın iş birliği içinde gerçekleştirildi. Çalışma sürecinde gümrük ve sınır birimleri, liman sağlık hizmetleri, sınır polisi ve göç hizmetleri gibi kamu paydaşlarının yanı sıra denizcilik hatları, gemi acenteleri ve terminal işletmecileri gibi özel sektör temsilcileriyle de görüşmeler yapıldı.

Misyon kapsamında elde edilen bulgular, denizcilik ve liman idareleri tarafından değerlendirildi ve sonraki aşamalarda atılacak adımlara ilişkin istişareler başlatıldı.

Çalışma sonucunda, Mindelo Limanı’nda Denizcilik Tek Pencere Sistemi’nin tasarlanması ve devreye alınmasını destekleyecek kapsamlı bir misyon raporu hazırlanacağı bildirildi. Söz konusu raporda, IMO ilke ve rehberleriyle uyumlu temel bulgulara, analitik değerlendirmelere, uygulanabilir tavsiyelere ve destekleyici dijital araçların geliştirilmesine ilişkin önerilere yer verileceği belirtildi.

Raporda ayrıca, paydaş haritalamasının desteklenmesi, yönetişim yapısının güçlendirilmesi, kurumlar arası koordinasyonun artırılması ve kapasite geliştirme faaliyetlerinin planlanması yoluyla Denizcilik Tek Pencere Sistemi’nin etkin şekilde uygulanmasına katkı sağlanması öngörüldü.

Söz konusu faaliyet, IMO’nun Entegre Teknik İş Birliği Programı kapsamında, Cabo Verde Denizcilik ve Liman Enstitüsü ile yakın iş birliği içinde yürütüldü. (Kaynak: IMO Web Sitesi)

4. IMO’nun NextWave Girişimi Geleceğin Gemi İnsanları İçin Fırsatları Genişletti

Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO), gelişmekte olan ülkelerden denizcilik mesleğine katılmak isteyen aday gemi insanlarının, yeterlilik belgesi alabilmeleri için gerekli deniz hizmeti deneyimine erişimlerini artırmayı amaçlayan NextWave Gemi İnsanları Girişimi’nin yeni aşamasını ilerletti.

IMO, Suudi Arabistan Krallığı ve Suudi Arabistan’ın ulusal denizcilik kuruluşu arasında pilot ortaklık olarak başlatılan girişim, denizcilik eğitimi alan mezunların uzun süredir karşılaştığı temel sorunlardan biri olan gemi üzerinde eğitim ve deniz hizmeti süresi edinme imkânına erişim eksikliğini ele aldı. Aday gemi insanları, akademik eğitim ve belgelendirme süreçlerini tamamlayabilmelerine rağmen, profesyonel gemi insanı olarak yeterlilik kazanmak için gerekli deniz hizmeti süresini çoğu zaman sağlayamamıştı.

Pilot uygulama, söz konusu ihtiyacın hükümetler, denizcilik sektörü ve uluslararası kuruluşlar arasında tesis edilen eşgüdümlü iş birliği yoluyla giderilebileceğini ortaya koydu.

Suudi Arabistan Krallığı’nın yenilenen desteğiyle NextWave Girişimi’nin ikinci aşaması, 2026-2027 döneminde kavram kanıtı aşamasından ölçeklendirme aşamasına geçti. Yeni aşama kapsamında 30’dan fazla aday gemi insanına gemi üzerinde eğitim imkânı sağlanması ve programın uygunluk kapsamının genişletilerek gelişmekte olan ülkelerin yanı sıra denize kıyısı olmayan gelişmekte olan ülkeler, Küçük Ada Devletleri ve En Az Gelişmiş Ülkelerden adayların da programa dâhil edilmesi hedeflendi.

Programın temel hedeflerinden biri, en az beş denizcilik şirketinin eğitim kontenjanı sağlamaya dâhil edilmesi ve böylece daha geniş, kapsayıcı ve sürdürülebilir bir sektör ortaklığı ağının oluşturulması oldu.

Toplumsal cinsiyet eşitliği girişimin öncelikli alanlarından biri olarak ele alındı. Program kapsamında yüzde 50 kadın katılımı hedefi belirlendi. Ayrıca, denizde kariyer yapmak isteyen kadınların karşılaştığı engellerin tespit edilmesi ve giderilmesine yönelik özel bir çalışma yürütülmesi planlandı. Önceki katılımcılar arasında mentorluk, bilgi paylaşımı ve mesleki gelişimi desteklemek amacıyla bir mezunlar ağı kurulması da öngörüldü.

IMO, eğitim kontenjanlarının artırılmasının yanı sıra girişimin uzun vadeli büyümesini desteklemek amacıyla küresel bir iş birliği mekanizması geliştirdi. Pilot uygulamaya ilişkin bağımsız değerlendirme bulguları ile mesleğe girişte karşılaşılan engellere yönelik çalışmaların, hükümetlerin, denizcilik şirketlerinin ve diğer paydaşların ortak standartlar çerçevesinde katkı sunabileceği bir yapının oluşturulmasına zemin hazırladığı belirtildi.

Söz konusu çerçevenin, 2026 yılında IMO ev sahipliğinde düzenlenecek küresel bir çalıştayda sunulması ve IMO çatısı altında yürütülecek küresel girişime daha fazla denizcilik şirketi ile IMO Üye Devletinin katılımının teşvik edilmesi planlandı.

IMO tarafından desteklenen girişim, yeterince değerlendirilemeyen insan kaynağını denizde gerçek kariyer fırsatlarıyla buluşturmayı, küresel denizcilik iş gücünün güçlendirilmesini ve özellikle Küçük Ada Devletleri, En Az Gelişmiş Ülkeler ile denize kıyısı olmayan gelişmekte olan ülkeler için istihdam, beceri gelişimi ve ekonomik fırsatlara yönelik yeni imkânlar oluşturmayı amaçladı. (Kaynak: IMO Web Sitesi)

5. IMO Politikalarının Uygulamaya Aktarılması Dalian Denizcilik Üniversitesinde Ele Alındı

Uluslararası Denizcilik Örgütü’nün (IMO) 2026-2027 Dünya Denizcilik Günü teması olan “Politikadan Uygulamaya: Denizcilikte Mükemmelliğin Güçlendirilmesi” yaklaşımı kapsamında, IMO politikalarının denizcilik eğitimine entegrasyonu Dalian Denizcilik Üniversitesinde ele alındı.

Gerçekleştirilen ziyaret kapsamında, denizcilik eğitiminin uluslararası düzenlemeler, teknik standartlar ve uygulamalı eğitim süreçleriyle bütünleşik şekilde yürütüldüğü vurgulandı. Üniversitede yürütülen lisans, yüksek lisans ve doktora programlarında IMO kural ve düzenlemelerinin; deniz hukuku, seyir, denizcilik yönetimi, denizcilik İngilizcesi ve gemi makineleri mühendisliği gibi temel alanların ayrılmaz bir parçası olduğu belirtildi.

Üniversite yetkilileri, IMO düzenlemelerinin denizcilik eğitiminin yönünü belirlediğini ifade etti. Bu kapsamda, Deniz Otonom Suüstü Gemilerinin Emniyetine İlişkin Uluslararası Kod’un geliştirilmesi ve Gemiadamlarının Eğitim, Belgelendirme ve Vardiya Standartları Hakkında Uluslararası Sözleşme’nin kapsamlı şekilde gözden geçirilmesi süreçlerinin, nitelikli deniz insan kaynağı yetiştirilmesi bakımından önemli etkiler doğurduğu değerlendirildi.

Ayrıca, dijitalleşme, akıllı deniz taşımacılığı, yeşil ve düşük karbonlu yenilikler ile dijital eğitim teknolojilerinin denizcilik eğitim sistemlerine kademeli olarak entegre edildiği aktarıldı. Bu gelişmelerin, denizcilik eğitiminin yöntemlerini dönüştürdüğü ve uluslararası denizcilik standartlarına uyum kapasitesini güçlendirdiği belirtildi.

Uygulamalı Gemi Eğitimleri İncelendi

Ziyaret kapsamında, Dalian Denizcilik Üniversitesine ait eğitim gemilerinde yürütülen uygulamalı eğitim faaliyetleri de incelendi. Otonom operasyonlara hazır nitelikteki akıllı eğitim gemisinde, dijital ikiz teknolojilerinden yararlanılarak gerçek operasyon senaryolarının simüle edildiği ve öğrencilerin gemi işletimi süreçlerini çok yönlü şekilde deneyimlediği aktarıldı.

Söz konusu eğitim modelinin, sanal ve fiziksel eğitim ortamlarını bütünleştirerek öğrencilerin denizcilik operasyonlarını daha etkin şekilde kavramalarına katkı sağladığı ifade edildi. Deniz Otonom Suüstü Gemilerine ilişkin düzenleyici çerçevenin gelişiminin yakından takip edildiği ve bu alandaki çalışmaların, geleceğin denizcilik eğitimi bakımından kritik önem taşıdığı belirtildi.

Diğer eğitim gemisinde ise öğrencilerin sınıf ortamında edindikleri teorik bilgileri gemi üzerinde uygulama imkânı bulduğu kaydedildi. Makine dairesi, operasyon ve bakım süreçleri ile gemi sistemleri üzerinde yürütülen eğitimlerin, öğrencilerin teknik bilgilerini uygulamalı deneyimle pekiştirdiği ifade edildi.

Can kurtarma ve yangın emniyeti eğitimlerinde ise IMO düzenlemelerinin doğrudan uygulamaya aktarıldığı belirtildi. Bu çerçevede, Denizde Can Emniyeti Uluslararası Sözleşmesi gibi temel IMO sözleşmelerinin önce teorik olarak işlendiği, ardından güvertede gerçekleştirilen uygulamalı eğitimlerle desteklendiği aktarıldı.

IMO ile Akademik İş Birliği Güçlendirildi

Dünya Denizcilik Üniversitesi ile Dalian Denizcilik Üniversitesi tarafından ortak yürütülen Denizcilik İşleri Yüksek Lisans Programı kapsamında, denizcilik emniyeti ve çevre yönetimi alanlarında eğitim faaliyetlerinin sürdürüldüğü belirtildi. Programın; uluslararası sözleşmeler, operasyonel süreçler ve yönetim başlıkları üzerine yapılandırıldığı ifade edildi.

Programın başlangıcından bu yana 900’den fazla mezun verdiği ve mezunların deniz emniyeti idareleri, denizcilik şirketleri ve farklı ülkelerdeki denizcilik kuruluşlarında görev aldığı aktarıldı.

Ziyaret kapsamında öğrencilere IMO’nun yapısı, düzenleyici süreçleri ve Birleşmiş Milletler sistemi içindeki kariyer imkânlarına ilişkin bilgi verildi. Ayrıca, bugüne kadar Dalian Denizcilik Üniversitesinden çok sayıda stajyerin IMO bünyesinde görev aldığı ve bu deneyimlerin, IMO politikalarının uygulamaya aktarılmasına katkı sunduğu belirtildi.

Üniversite yetkilileri, öğrencilerin uluslararası denizcilik gündemiyle erken dönemde temas kurmasının önemine dikkat çekti. Yeşil deniz taşımacılığı, dijitalleşme, sürdürülebilirlik ve otonom denizcilik gibi yeni gelişen alanlarda yürütülen iş birliğinin, denizcilik eğitiminin küresel standartlarla uyumunu güçlendirdiği ifade edildi. Söz konusu çalışmaların, IMO politikalarının eğitim, uygulama ve sektör kapasitesine yansıtılması bakımından önemli bir örnek teşkil ettiği değerlendirildi. (Kaynak: IMO Web Sitesi)

Bilgilerinize arz ve rica ederim.

 

                                                                                                          Saygılarımla,

                                                                                                          İsmet SALİHOĞLU
                                                                                                          Genel Sekreter

 

 

_meak_dto_temmuz_2026_mo_bulteni_hk.pdf